Karaburun, Urla Yarımadası nın kuzeyinde kurulmuÅŸtur. İzmir Körfezi boyunca kuzey ve batı kıyıları güzel koylarıyla bir ÅŸerit halinde uzanır. İlçenin yerleÅŸimi taÅŸ devrine kadar uzanır. Çakmaktepe mevkiinde yapılan kazılarda elde edilen buluntulardan Hititler Dönemi nde buranın ileri bir kültür merkezi olduÄŸu, daha sonra yöreye egemen olan Aiol, Lidya. Helen ve Roma uygarlıkları döneminde kültür ve ticaret merkezi olarak geliÅŸtiÄŸi bilinmektedir. Karaburun ilçemiz   Ahırlı  adıyla ÇeÅŸme ilçesinin beldesi konumunda iken 1902 yılında ilçe olmuÅŸtur. İlçemizin adı ile anılan yarımada üzerinde en uç kısmında kurulmuÅŸ olup polis sorumluluk alanı 11 km. uzunluÄŸunda 6,6 km. geniÅŸliÄŸinde bir bölgeyi kapsamaktadır. İlçenin doÄŸusu, batısı ve kuzeyi denizlerle çevrili ve engebeli bir yapıya sahiptir. Akdeniz iklimi özelliÄŸine sahip ilçemiz yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Orman bakımından fazla bir alana sahip olmamakla beraber bazı bölgelerde aÄŸaç dikim çalışmaları yapılmaktadır. Genel olarak bitki örtüsü fundalık ve çalılıklarla kaplıdır.  İlçemizin il merkezine uzaklığı 100 km uzaklıktadır. İlçeye ulaşım karayolu ile küçük otobüslerle vasıtasıyla saÄŸlanmaktadır. Yolun dar ve çok virajlı olması ulaşım süresini 2 saati aÅŸan bir zamana taşımaktadır. ÇeÅŸme yol ayrımından ilçemize olan 55 km.lik kesimde yol ıslah çalışmaları devam etmektedir.
MERKEZ KARAKOL AMİRLİĞİ
Karaburun İlçe Emniyet TeÅŸkilatı Karaburun İlçesinde 1974 yılında kiralanan çarşı içi sokak No 1   de 2 odadan oluÅŸan ahÅŸap bir binada Emniyet KomiserliÄŸi olarak hizmete girmiÅŸ, 1983 yılında Hükümet Konağının hizmete girmesiyle Özel İdare MüdürlüÄŸünün boÅŸalttığı belediyeye ait çarı caddesi no 2 de bulunan 2 katlı bir binada , 1.ci katı Emniyet KomiserliÄŸi , 2.ci katı lojman olarak hizmete devam etmiÅŸ, 1986 yılında Emniyet caddesi üzerinde yaptırılan binada 1988 yılına kadar Emniyet KomiserliÄŸi olarak devam etmiÅŸ, 1988 yılında İlçe Emniyet AmirliÄŸi kurulmasıyla Merkez Karakol AmirliÄŸi oluÅŸturulmuÅŸ, Bakanlar kurulu kararıyla 26.04.1999 tarihinde İlçe Emniyet AmirliÄŸimiz, İlçe Emniyet MüdürlüÄŸüne dönüÅŸtürülmüÅŸtür. Halen hizmet binasının giriÅŸ katında Merkez Karakol AmirliÄŸi olarak 39.600 metrekare sorumluluk alanı içerisinde , 11 km sahil ÅŸeridi ve 2.810 nüfusu ile Yaz aylarında 20-25 bin nüfusa ulaşır.1 yılda ortalama olay sayısı 25 tir.
CoÄŸrafi Konumu Karaburun Yarımadası, Anadolu Yarımadası  nın Ege Denizi içine doÄŸru en fazla uzanan kara parçasıdır. Genel itibariyle Urla Yarımadası  nın kuzey-batısını oluÅŸturur. Yarımadanın kuzey ve kuzey-doÄŸu kıyıları, İzmir Körfezi giriÅŸinin batı kenarını meydana getirir.
Karaburun İlçe  si İzmir İli  ne baÄŸlı olup, İlçe Merkezi dışında MordoÄŸan Beldesi ve 13 köye sahiptir. İzmir merkezine 100 km. ÇeÅŸme  ye 46 km., Foça kıyılarına 14 mil, Yunanistan  Ä±n Midilli Adası  na 20 mil ve Sakız Adası  na 15 mil uzaklıktadır. DoÄŸuda Urla, güneyde ÇeÅŸme İlçeleriyle komÅŸudur. Genellikle engebeli bir yapıya sahip olan yarımadanın en yüksek kesimleri kuzeyden güneye uzanan ve yüksekliÄŸi 1218 metreye ulaÅŸan BozdaÄŸ daÄŸ kütlesidir. ÇoÄŸunlukla daÄŸlar denize dik olarak uzanır ve aralarında vadiler oluÅŸturur.
Ulaşım Karaburun ile İzmir arasında karşılıklı olarak yapılan ve yazın daha sık olmakla birlikte, 06.00 ile 18.00 arasında saat başı otobüs seferleri vardır. Otobüs terminali Karaburun Merkez  de ve İzmir  de Balçova semt garajındadır. Karaburun terminalinin telefon numarası 0232 731 40 22, İzmir terminalinin numarası ise 0232 277 77 57  dir. Deniz yolu ile ulaşım halen gerçekleÅŸmemektedir. Köyler ile Karaburun ilçe merkezi arasında, bazı köyler hariç olmak üzere sabah saatlerinde Karaburun  a gelen ve akÅŸam üzeri geri dönen araçlar ulaşımı saÄŸlamaya çalışmaktadır
Tarihi Karaburun Yarımadası  nın tarihi Prehistorik dönemden baÅŸlar. Bulunan el yapımı taÅŸ baltalar, bazı araç ve el aletleri, çanak ve çömleklerin yapılan incelemelerinde, bunların MÖ 4000 Kalkolitik Dönem yıllarına ait oldukları saptanmıştır. Bu dönemde yerleÅŸimin bariz izleri, tahminleri, Manastır, Çakmak Tepe, MordoÄŸan ve Ildırı ile sınırlı kılmaktadır.  Asıl yerleÅŸim, MÖ 12-11. yüzyıllarda, Anadolu  da Hitit uygarlığının sona ermesinin ardından Aka göçleri ve sonrasında   Aiolya  ve  Ionia  bölgelerinin kurulması ile daha bir belirginleÅŸmektedir. Bunlar bazı Ege Adalarını da SakızKhios ve SisamSamos gibi... içine alan bölgelerdir. Bu sırada 12 çok önemli İyon kenti kurulmuÅŸtur. Bunlar güneyde Miletos, Myus, Priene, orta bölgelerde Ephesus Efes, Kolophon, Teos ve Lebedos, kuzeyde ise Erythrai Ildırı, Klazomenai, Phokaia Foça ile Samos ve Khios Adaları  dır. Bu kentlerden Erythrai  nin toprakları içinde, o dönemde  Mimas  olarak bilinen Karaburun Yarımadası da yer almaktadır. Erythrai zamanın en önemli ve zengin kentlerinden birisidir. ZenginliÄŸinin yanında bu çaÄŸda Erythrai  nin ünlenme nedenlerinden birisi de, tanrıların sözcüsü olarak kabul edilen ve   Sibylline Kâhinleri  diye adlırılan kiÅŸilerden en önemlilerinden birisinin burada yaÅŸamış olmasıdır. MÖ 5. yüzyılın sonlarında Erythrai, Pers İmparatorluÄŸu egemenliÄŸine girmiÅŸ ve MÖ 334 yılında Büyük İskender  in Persleri yenmesiyle tekrar bağımsızlığına kavuÅŸmuÅŸtur. MÖ 133  de Bergama Krallığı  nın Roma İmparatorluÄŸu  na baÄŸlanmasıyla Erythrai de Roma topraklarına katılmıştır. Daha sonrada DoÄŸu Roma kenti olmuÅŸtur.
Erythrai kentine baÄŸlı 5 küçük kentin daha var olduÄŸu bilinmektedir. Bunlar Polikhna, Pteleon, Sidousa, Boutheia ve Elaiousa  dır. Ancak bu kentlerin bugün hangi yerleÅŸim birimlerine eÅŸ olduÄŸu konusu belirsizdir. Biraz da varsayımlar üzerinden yapılan çalışmalarla, Pteleon  un Denizgiren, Sidousa nın  Ahırlı Karaburun  un eski adı ve Sahip Adası, Boutheia  nın Meli ve Polikhna  nın da Balıklıova  ya eÅŸ düÅŸtüÄŸü kabul edilmiÅŸtir.
Karaburun Yarımadası, DoÄŸu Roma  dan sonra kurulan Bizans yönetimine geçmiÅŸ, ancak 1086-1095 yılları arasındaki sürede Çaka Bey tarafından Türkler  in yönetimine alınmış sonra tekrar Bizans yönetimine geçmiÅŸtir. Bu bölgenin tamamen Türklerin eline geçmesi ise  AydınoÄŸlu Mehmet Bey  in bölgeyi almasıyla baÅŸlar. Karaburun Yarımadası daha sonra 1426 yılında Osmanlı topraklarına katılmış ve o günden beri yurdumuzun bir parçası olarak kalmıştır.
Åžüphesiz ki Karaburun Yarımadası için en önemli olaylardan birisi de, Osmanlı Devleti  nin, Ankara Savaşı sonrası oluÅŸan ve Yıldırım Bayazıt  Ä±n esir düÅŸmesi ile oÄŸulları arasında yaÅŸanan taht kavgaları nedeniyle yönetimsiz kalınan  fetret  devrinde meydana gelen ve tarihe  Åžeyh Bedrettin İsyanı  olarak geçen olayda, Åžeyh Bedrettin müridlerinden Börklüce Mustafa  nın, Karaburun Yarımadası  na çekildikten sonra yenilgiye uÄŸratılıp, 10.000 den fazla taraftarının  Azap Deresi ,  Cehennem Deresi  ve  Kanar Yeri  mevkiinde kılıçtan geçirildikten sonra, kendisinin de çarmıha gerilerek öldürülüÅŸüdür. Bu olaydan sonra yarımada 80 yıl süreyle iskâna kapatılmış, sonra yeniden yerleÅŸime açılmıştır.
Karaburun yerleÅŸik nüfusunun bir bölümünü tarih içinde rum ve yahudiler de oluÅŸturmuÅŸlardır. Özellikle 19. yüzyıl sonlarında adalardan getirilen ve köylerde sayıları birhayli fazla olan rum toplum, 1923 sonrası gerçekleÅŸen büyük mübadele sonrası yok denecek kadar azalmıştır.
Mitoloji Karaburun  un eski adıyla Mimas, Yunan Mitolojisinde de sıkça yer aldığını görmekteyiz. Homeros  un ünlü eseri  Oddysea   da Rüzgârlı Mimas Windy Mimas olarak geçen  Mimas Dağı  bugün BozdaÄŸ diye adlırdığımız daÄŸdır. Karaburun Yarımadası  nın ne denli rüzgar aldığı ve tarih boyunca bu rüzgarı kullanarak, sayısız deÄŸirmenler yapıldığı düÅŸünülürse aradaki iliÅŸki kolayca kurulabilir. Yakın bir gelecekte bu özelliÄŸin, Rüzgâr Enerjisinden  yararlanılarak elektrik üretilecek projelerin hayata geçirilecek olması da bu iliÅŸkinin günümüzdeki devamı niteliÄŸindedir. Gene Narsisus  un adını alan ve bugün aynı özelliklerle sadece Karaburun Yarımadası  nda yetiÅŸen  Nergiz  çiçeÄŸi arasında bir baÄŸ kurulmaktadır. İliada ve Oddise  nin yaratıcısı ünlü ÅŸair Homerus gene bu topraklarda doÄŸmuÅŸ ve yaÅŸamıştır. Yunan Mitolojisine göre Tanrıların tanrısı Zeus  un kıskanç karısı Hera, çapkın kocası Zeus  un ölümlü kadınlar ve Tanrıçalarla  iliÅŸkilerini gözetlemek ve kendisini haberdar etmek üzere,  yüksek tepelere iki gözcü yerleÅŸtirdiÄŸinde bunlardan biri olan İris i Thaumantia da denilen İris, tanrıların habercisi olan tanrıçadır de Mimas a göndermiÅŸti. Bugünki İris Gölü belki de adını buradan almaktadır.
Kültürel Yapı İnsanlar genellikle geleneklerine baÄŸlı, konuksever ve sevecen olup, ziraat ve hayvancılıkla uÄŸraÅŸmaktadırlar. Çiçekçilik, zeytincilik, narenciye, sebze özellikle enginar az ora da arıcılık ve tahıl üretimi yapılmaktadır. Keçi ağırlıklı olmak üzere küçük baÅŸ hayvan besiciliÄŸi ve buna baÄŸlı süt, peynir sepet içinde yapılan kelle peyniri ve çömlek içinde yapılan kopanesti peyniri ... gibi üretimler yapılmaktadır. Çömlekçilik, sepetçilik gibi yörede daha önce çok yaygın olan el sanatları artık hemen hemen hiç yapılmamaktadır. Karaburun  un bugünkü İdari Yapısı dışında, zaman içinde var olmuÅŸ ve ancak daha sonra çeÅŸitli nedenlerle terkedilmiÅŸ bazı yerleÅŸim birimleri de mevcuttur. Bu yerleÅŸim birimlerinden bazıları 1923 sonrası gerçekleÅŸen  Mübadele  ile göç etmiÅŸ Rum nüfusun çoÄŸunluÄŸunu oluÅŸturduÄŸu köylerdir. Daha sonra bu köylerden bazılarına Göçmen nüfus yerleÅŸtirilmiÅŸse de nedense bazı köyler, zaman içinde tümüyle terkedilmiÅŸlerdir.
Köyler Karareis, EÄŸriliman, Denizgiren, Teke, Kösedere İskelesi ve Yenicepınar 1923 Yılı öncesi yoÄŸun bir nüfusa sahip iken daha sonra tamamen terkedilmiÅŸlerdir. Bunlar bu köylerin Rum nüfus ağırlıklı olmalarından kaynaklanmıştır. Sazak, Manastır Kalecik ve Yeniliman Köyleri ise aynı ÅŸekilde 1923 öncesi yoÄŸun bir nüfusa sahip iken 1923 sonrası nüfusları birden bire azalmıştır. Sayıca zaten çok az olan Türk aileler de zaman içinde köyü terketmiÅŸlerdir. Mübadele ile ilgili olmayan ve ancak nedeni de bilinmeyen bir tarzda, MordoÄŸan  a baÄŸlı Hacılar köyü 1950  lerden sonra terk edilen köylerdendir. Çullu ve Hisarcık köyleri ise 1949 yılındaki ÅŸiddetli deprem sonrası oturulamayacak hale gelerek terkedilmiÅŸlerdir. Terk edilen köylerden bazıları bugün yeniden oturulmaya baÅŸlanan yerleÅŸim yerleri olmuÅŸ, ancak idari açıdan köy statüsünde olmayan yerlerdir. ÖrneÄŸin Denizgiren ve Tolas, Küçükbahçe köyünün, Yeniliman ise Tepeboz köyünün mahallesi durumundadırlar. Bugün aynı tarzda yeni bazı yerleÅŸim yerleri de oluÅŸmaktadır. ÖrneÄŸin Saipaltı, EÅŸendere, Kaynarpınar, Ardıç, AÅŸağı ve Yukarı BoyabaÄŸ, Karareis ve Görence bu yerleÅŸim yerlerindendir. Bu daha çok 2. Konut yapısında bir yerleÅŸim ÅŸeklidir.
Ekonomik Yapı İlçenin merkez nüfusu 2000 yılı sayımına göre 2950 kiÅŸidir. Ancak bu bölgenin turistik olması nedeni ile bilhassa yaz sezonunda nüfusu 25.000.000  e yaklaÅŸmaktadır. İlçenin il merkezine uzak olması ve sanayinin geliÅŸmiÅŸ olmaması nedeni ile iÅŸ ve çalışma hayatı fazla olarak geliÅŸmemiÅŸ olup genelde halk geçimini kıyı balıkçılığı, nergis çiçeÄŸi yetiÅŸtiriciliÄŸi, hayvancılık ile saÄŸlamakta, bunlara ek olarak ta zeytincilik enginar yetiÅŸtiriciliÄŸi ve narenciye üretimi yapmaktadır.
SaÄŸlık KuruluÅŸları İlçemiz merkezinde saÄŸlık Merkezi ve 112 Acil Yardım istasyonu hizmet vermektedir
Tabiat Varlıkları ve Bitki Örtüsü Karaburun Yarımadası gerek flora ve gerekse faunası itibariyle oldukça zengin bir doÄŸaya sahiptir. DoÄŸanın tüm cömertliÄŸiyle sunduÄŸu eÅŸsiz güzelliklerin önemli bir bölümünü bu mütevazı görünümlü ama içerik olarak çok anlamlı zenginliklerde aramak gerekir. Karaburun Yarımadasının florasını tipik bir Akdeniz Bitki örtüsü oluÅŸturur ama kendine özgü bazı farkları da saklı tutar. ÖrneÄŸin zeytinde  Hurma yı, çiçekte  Nergiz i, sebzede  Enginar ı, kendine has özellikleriyle sadece bu yarımadada bulmak mümkündür. Yüzlerce ÅŸifalı otu, onlarca çeÅŸit Kekik ve Adaçayını, doÄŸanın eÅŸsiz hediyesi yüzlerce kır çiçeÄŸini,  Karaburun Yarımadası bünyesinde barındırmaktadır. Karaburun Yarımadası  nın bitki örtüsünü genellikle makiler oluÅŸturur. Bölgesel bazı deÄŸiÅŸiklikler göstermekle birlikte çoÄŸunlukla deliceler, kocayemiÅŸ, sal, menengiç, kermez meÅŸesi, tesbih, akça aÄŸaç, sakız, laden gibi bitkilerdir. Karaburun Yarımadası  nın yüksek kesimlerinde ise kızılçam ormanları yer almaktadır. SütleÄŸen, yarpız, gelincik otu, kantaron otu, kapari, kekik, kenger, sığırotu, ada soÄŸanı, adaçayı gibi onlarca ÅŸifalı bitki de yetiÅŸmektedir. Zeytin, Nergis ve Sümbül gibi çiçekler, Enginar ve Narenciye ise zirai bitkiler olarak insanların geçim kaynağıdır.
Hayvancılık Karaburun yabancıl hayvanlar itibariyle de çok zengindir. Çok deÄŸiÅŸik ve ender hayvan cinslerine rastlamak olasıdır. Fakat bunlar içinde en önemlileri ÅŸüphesiz ki tüm dünyada sayıları 430 civarında kalmış olan Akdeniz Foku Monachus-Monachus ile, gene nesli tükenmeye yüz tutmuÅŸ bulunan  Ada Martısı dır. Karaburun Yarımadası  nın hayvan varlıkları açısından da çok zengin olduÄŸunu söyleyebiliriz. Yaban domuzu, tilki, sansar, su samuru, porsuk, tavÅŸan, yırtıcı kuÅŸlar kartal, ÅŸahin, doÄŸan... gibi, çok sayıda çeÅŸitli böcek ve kelebekler, tatlı su kaplumbaÄŸları ve yengeçleri, bukalemun, kertenkele ile deÄŸiÅŸik av kanatlıları gibi çok geniÅŸ bir faunası vardır. Zirai hayvancılık olarak koyun ve keçi besiciliÄŸi ağırlıktadır. Az olarak büyükbaÅŸ hayvan besiciliÄŸi ve arıcılık da yapılmaktadır. Karaburun, Denizleri açısından da zengin bir yapıya sahiptir. Hemen tüm balık çeÅŸitleri bulunur. Ancak Kefal, Karaburun için özel bir yer tutmaktadır.  Dalyan  balıkçılığı tüm Karaburun Yarımadası kıyılarında yaygın olarak yapılmaktadır. Gene balık çiftliklerinde Çipura, Levrek gibi balıklar üretilmektedir.
Lojmanlar  İlçe Emniyet MüdürlüÄŸü Hizmet Binasının üst katında iki  lojman bulunmaktadır. Hizmet Binasının yanında 20 dairelik lojmanın yapımı bitmiÅŸ, Emniyet Genel MüdürlüÄŸü Lojmanlarında Uygulanacak Esaslar Hakkındaki Yönergeye göre personele dağıtımı yapılmıştır.